• * Lütfen en az 5 karakter kullanınız.
  • * En az 8 karakter olmalıdır.
  • Lütfen kullanıcı adı ya da e-posta adresinizi girin. Yeni parola oluşturabilmeniz için e-posta yoluyla bir bağlantı alacaksınız.

Tarihin En Güçlü Adamı- Cengiz Han

Cengizhan Kimdir ?

O kadar çok kan döktü ki müslüman ve hiristiyanlar deccal olduğuna inandılar. O kadar çok kadınla beraber oldu ki bugün 24 milyon insanın onun soyundan geldiği düşünülüyor.

 

Doğduğu andan itibaren Dünya asla eskisi gibi olmadı. O tarihin gördüğü en büyük hükümdar, Cengizhan.

 

Gerçek ismi Temuçin olan Cengiz Moğolistan bozkırlarında 8 yaşında küçük bir çocukken babasıyla yaptığı yolculukta babasının düşman kabileler tarafından zehirlenmesi üzerine en yakınlarının ihanetini uğrayarak annesi ve kardeşleri ile birlikte ormanda gizlice yaşamak zorunda kaldı. Geçirdiği bu zor günler onun gelişiminde önemli rol oynayacaktır. Çünkü kendi sözleriyle anlattığına göre bütün ailesi açlıktan ölmek üzereyken kardeşi yakaladığı balığı onlarla paylaşmamış bunun üzerine Cengiz kardeşini öldürmek zorunda kalmıştır.

 

Bozkır’da yaşamak zordur öyle soğuktur ki buzlar bile üşür. Bu nedenle hayatının en zor yıllarını  Moğol bozkırlarında gizlice geçirdiği çocukluğu olarak anlatıyor. Gençliğinde ise başına daha kötü şeyler gelecekti. O yıllarda Cengiz düşmanlarına yenildikten sonra Çin’de köle olarak satıldı ve 1 yılda fazla bir süre Kafes içinde sergilendi. Cengiz’in anlattığına göre kafeste bir maymun gibi sergilenirken yaşlı bir Budist Keşiş onun yanına gelerek Cengiz’den kendilerini affetmesini istedi. Çünkü onun ileride büyük bir Han olacağını ve tüm dünyayı yakıp yıkacağını görmüştü. ve tek bir isteği vardı ona yardım etmesi karşılığında dağların Tepesi’ndeki yutan isimli Budist tapınağının yıkmaması için yalvardı. Gerçekten de öyle olacaktı. Cengiz Çin ‘i  yerle bir edip milyonlarca insanı öldürüp bütün tapınakları,ibadethaneleri yok etti. Fakat yutan tapınağına hiç dokunmadı. Yaşlı budistin yardımını ve ona verdiği sözü hiç unutmadı.

cengizhan’ın amacı

Cengizhan Orta Asya’daki Göçebe kavimleri bir araya getirip Çin’iele geçirdikten sonra artık tek bir amacı vardı dünyanın tamamını Egemen olmak ve batıya yöneldi kuşattığı şehirlerde eğer kendisine karşı direniş gösterilirse kesinlikle kimseyi affetmiyor dul kadın erkek veya çocuk hiçbir acıma göstermemeye ant içmişti.  Bu nedenle en büyük kıyımlar direniş gösteren Türk topraklarında yaşandı.Buhara da olanlar bunun en önemli örneklerinden biri. Buhara o dönem Asya’nın en gelişmiş ve kalabalık şehirlerinden biriydi. Cengiz Han’ın hedefinde şimdi bu önemli şehir vardı. Şehirdeki Türkler Cengiz’in diğer fetihlerinde yakıp yıktığı için onun deccal olduğuna inanıyor ve direnirlerse taş üstünde taş bırakmayacağını biliyorlardı. Buharanın ileri gelenleri şehrin ve halkın selameti için Cengizhana bir heyet göndererek camileri yıkmamasını kitapları yakmamasını ve insanları kılıçtan geçirmemesini istediler. Bunun karşılığında teslim olacaklardı. Cengizhan kabul etti ve şehrin 12 kapısı Moğol ordusuna açıldı. İçeri girdikten sonra ise Cengiz o tarihe kanlı harflerle yazılacak olan sözünü söyledi. Camileri yıkmayın, yakın, insanları kılıçtan geçirmeyin diri diri gömün. Kitapları yakmayın dereye atın. Kimse bana sözünü tutmadığı mı söyleyemez dediğim gibi kimseyi kılıçtan geçirmedim kitapları yakmadım camileri de yıkmadım demiştir.

Buhara şehri

O dönem 1 milyondan fazla nüfusu olduğu bilinen buhara şehrinde işgalden sonra bir tek tavuk, bir tek çocuk bile hayatta kalmamıştı hepsi canlı canlı toprağa gömüldüler.

Cengizhan’ın ölümsüzlük hayali

Fakat onun isteği bu da değildi. Cengiz tüm dünyayı ele geçirmenin de ötesinde beklentilere sahipti. O sonsuzluğu ölümsüz olmayı istiyordu. Bu nedenle de kahinlere şamanlara büyük değer veriyor ve her seferinde yanında bir Kahin bulunduruyordu. Bir keresinde yaşlı bir Budist rahibe ölümsüzlüğün sırrını sordu. Yaşlı adam Cengiz Hana ne kadar çok kadınla beraber olursan ömrün o kadar uzun olacaktır demişti. Bu nedenle her işgal ettiği şehir de onlarca kadının yatağını alıyor ve düzinelercesiyle de evleniyordu.  Hatta o kadar çok sayıda kadınla ilişkiye girdi ki bugün dünya genelinde 20 milyondan fazla toruna sahip olduğu tahmin ediliyor. Yaşlı dünyamızda soyu en çok devam eden insan Cengiz Han’ın kendisidir.

Cengizhan’ın din inancı

Moğollar Batıya doğru oluk oluk kan akıtarak ilerledikçe Müslüman ve Hristiyan coğrafyasında korku da artıyordu. Belki de Haklılar Çünkü Cengizhan o dönem Dünya nüfusunun yüzde on birini yani 40 milyon kadar insanı öldürmüş ve dünyanın yarısını da fethetmiştir. İşgal ettiği topraklarda  din ve inanç hürriyeti ne karışmasa da saban geleneklerine ve Tengri inancına ömrünün sonuna kadar bağlı kalmış ve torunlarına da tek bir din vardır O da Tengri dinidir diyerek Vasiyet etmiştir.

 

Savaş zamanlarında kendisini İslam’a ya da hıristiyanlığa davet eden elçileri ise bunu kendine bir hakaret kabul edip kazanda haşlatarak cezalandırmıştır. Bu kudretli hükümdarın tek bir korkusu vardı ve ömrü boyunca yenemedi. Köpekler,  ne zaman bir köpek görse kaçacak bir yer arardı bu arkadaşları arasında da Ailesi arasında da her zaman espri konusu olmuştur.

 

Peki  çocukluğu ve gençliği sıkıntılar içinde geçen bir Bozkır insanı tarihin en zalim en büyük hükümdarı olmayı nasıl başarmıştı.Han  bunu şu sözlerle özetliyor. Düşündüm çok düşündüm hiçbir insanoğlunun düşünmediği kadar çok düşündüm. Aynı zamanda Cengizhan Moğol arasında kabul görmüş olan ve bozkır yasaları olarak bilinen kurallara net bir şekilde uyuyordu. Ancak bunlara kendisi de önemli eklemeler yaptı. Cengiz Han’ın eklediği kurallardan bazıları şunlardır.

  • Savaş alanında hata yapan kim olursa olsun cezasını oradaki komutan verir.
  • Kaybedenlerin şart koşmaya hakkı yoktur.
  • Direnenin cezası ölümdür.
  • Yenilen düşmanların aileleri askerler arasında eşit olarak paylaştırılır.
  • Bir asker istediği kadar cariye alabilir.
  • Cariyelerden olan çocuklar öz çocuk olarak kabul edilir ve mirastan eşit pay alırlar.
  • Kavga etmekte olan iki şahıs arasına girerek Onlardan birine yardım edenin cezası ölümdür.
  • 3 defa başkalarından mal alıp 3 defa iflas eden 3. iflasından sonra ölüm cezası ile cezalandırılır.
  • Yalan söyleyenin cezası ölümdür.
  • Bir Moğolun din değiştirmesinin cezası ölümdür.
  • Her türlü hayvanın eti yenilebilir bunlardan birini yasaklayanın cezası ölümdür.
  • Ancak hayvanı kesmek isteyen onun ayaklarını bağlayıp karnını yardıktan sonra kalbini eli ile sıkarak öldürmeli dir. Sadece bu tarzda öldürülen hayvanın eti yenilebilir.
  • Yolculara yiyecek ve konaklama sağlamayanın cezası ölümdür.
  • Hergün içki içilebilir ancak savaş zamanın da Ayda 3 defadan fazla sarhoş olmak yasaktır.
  • Pazarlık yapan tüccarın malına el konulur ve cezası ölümdür.
  • Herhangi bir dinin mezhebini seçen’in cezası ölümdür.
  • İdam cezası almış bir Moğol beyi eğer isterse belini kırdıtarak kendini öldürebilir.Bu çok eski bir Moğol geleneğidir ve Moğullar arasında soylular idam edilecek olursa bu asil bir ölüm olarak görülen şekilde yapılırdı yani Belleri kırılıp Bozkıra bırakılırlardı.

Cengizhan’ın mezarı nerde ?

Bunlar Cengiz Han’ın yasalarının sadece bir bölümü  o bozkırın gördüğü en sert liderlerden biriydi. Dünyanın yarısına hakim olduğu bu savaşlar da 40 milyon kadar insan öldürdü.Belki ölümsüzlüğü bulamadı fakat ismi ölümsüz olarak hafızalara kazındı ve sonsuza kadar da bütün dünya tarafından tarihin en büyük hükümdarı olarak kabul edilmeye devam edecek. Öldüğünde eski Orta Asya geleneğine göre mezarının yeri bulunmasın diye gömme işlemine katılan herkes öldürüldü. Muhtemelen moğolistan’da bir nehir yatağının yönü değiştirilerek nehrin altına gömüldüğü düşünülüyor.

 

Ölümünden sonra çocukları ve torunları İmparatorluğu sınırlarını daha da genişlettiler. Arap Yarımadası’ndan Avrupa’nın ortalarına, Çin Denizi’nin ötesine Hindistan dağlarına Moskova’ya kadar dünyanın üçte ikisi Moğol İmparatorluğu na dahil oldu. ve Cengiz Sonsuzluğa adını yazdırdı. Bütün Moğollar gök gürültüsünden korkarlardı sadece Cengizhan bu korkuyu yenebilmişti.Onun bunu nasıl yaptığını soranlara artık saklanacak hiçbir yerim kalmadı korkuyorum Gök tanrı korkuyu yenmeme yardımcı oldu demiştir. Bu nedenle hala Orta Asya’da ne zaman Gök gürlese Cengiz Han’ın moğolları izlediğine İnanılır.